Tüm Haberler

Zeytun’da Ölenlere Ağıt 2 Türküsünün Hikayesi

Zeytun’da Ölenlere Ağıt  Türküsünün Hikayesi

İngiltere, Rusya, Fransa, İtalya, Almanya ve Avusturya tarafından kışkırtılan Maraş Zeytun’da (Süleymanlı) yaşayan Ermeniler, 2 Ekim 1895 tarihinde Zeytun Kaymakamının evini kurşunladılar ve 7 Ekim 1895’te isyan ettiler. 15 Ekim günü Zeytun kışlasını işgal eden Ermeniler, esir aldıkları 600’den fazla Türk askerini katlettiler. Bazı askerlerin ayak derilerini yüzdüler ve kışlayı yaktılar. Elimizdeki Zeytun’a ait bir ağıtta, şehit edilen askerler arasında, Kırşehirli Seyfi adlı bir genç bulunmaktadır. Telgraf hatlarını kesen Ermeni çeteleri, Maraş ile Zeytun arasındaki Cihat Köprüsü’nü tahrip ederek Maraş’tan Zeytun’a asker gönderilmesini engellediler.

Bir gün sonra Maraş’a bağlı Körtel köyünü basarak 57 evi yakan Ermeni çeteleri, Çukurhisar, Baytimur ve Başanlı köylerini basıp evleri ateşe verdiler ve 150 erkek, 40 kadın, 95 çocuğu öldürdüler. 2 Kasım 1895 günü Andırın ve Geben köylerine saldıran Ermeniler, bir çok korumasız halkı katlettiler. Andırın Hükümet Konağı ile evleri yakıp yıktılar. Memurlar ile pek çok kadını tutsak edip Zeytun’a getirdiler.

7 Ekim 1895 tarihinde Hınçak Komitesi tarafından çıkartılan ve özellikle İngiltere tarafından desteklenen Zeytun isyanının birinci aşaması 11 Şubat 1896 tarihinde bastırıldı. İsyanı çıkaran Hınçak Komitesinin 6 lideri, 13 Şubat 1896’da ingiliz subaylarının himayesinde Zeytun’u terkettiler ve Saint adlı vapurla Marsilya’ya götürüldü. Yaklaşık dört ay süren bu isyanda yüzlerce Türk askeri, 7.000 Müslüman sivil Türk, Ermeni Hınçak Komitesi tarafından şehit edilmiştir. Ferdi mahlaslı bir Ermeni şairi Zeytun’da Ermenilerin Türklere yaptıkları zulmü şöyle övmektedir. Bu destanın diğer bir varyantı, Dr. Erdal İlter’in “Zeytun İsyanları” adlı eserinin 162. sayfasında yayımlanmıştır.

Dinleyin ağalar söyliyem size
Elbet alırsınız kıssadan hisse
Yardımcımızdır Hazreti İsa
Zeytun’un methiyle edem destanı

En evvel cenk Bertiz’de oldu
İkincide Türk kışlası vuruldu
Üçüncüde Çukurhisar yıkıldı
Dördüncü Andırın çekti figanı

Beşincide Yenikale’ye girdik
Altıncı Geben’de Türkleri kırdık
Yedincide çok Türk başı uçurduk
Askeri mağlup olup terketti canı

Papaz Partogime haçını taktı
Çekip kılıcını eline aldı
Türk Kışlasında zabitler kırdı
Nice methedelim şu Ermeniyani

Bölüğü başında kılıç elinde
Haçı da göğsünde dua dilinde
Türk askeri kurtulmadı ölümde
Muradı kurmaktır Ermenistanı

Zeytun’da o gün yer gök inledi
Kışlada Türk askeri figan eyledi
Nice kadın kız eman diledi
Şimdi Türk’ü kırmak heman zemanı

Methedelim Panos hem Çolakyan’ı
Onlarına sardık şu her bir yanı
Türk askerine vermez asla amanı
Andırın’da kırdık Türk Müslümanı

Avrupa’dan destek alıp gelenler
Şöhretleri ise Hınçak Baronlar
Aslan olup muharebe kuranlar
Bunlar idi Ermeni kumandanı

Aşık Ferdi bu destanı söyledi
Türkler kadın çoluk çocuk ağladı
Tüm Avrupa buna yardım eyledi
Zeytun fedaileri aldı ünvanı

Geçen yirmi yıl içinde boş durmayan Ermeniler, 1915 yılı Ocak ayında Zeytun’daki Hınçak Komitesi reisi Panos Çakıryan’ın evinde yaptıkları gizli toplantıda tekrar isyan kararı aldılar. Şubat 1915’te Zeytun kışlasında bulunan askerlere Maraş’tan gönderilen cephaneyi gaspetmek için sarp bir yerde pusu kurdular. Cephanenin başka bir yoldan getirilmesi üzerine 17 kişilik jandarma birliğine saldırarak 6 jandarmayı şehit ettiler. Zeytun ile Maraş bağlantısını kesen ve kasabaya giriş çıkışları yasaklayan Ermeni çeteleri, askere gelen Türk gençlerini de kiliseye hapsettiler. 12 Mart 1915 tarihinde güvenliği sağlamak için Zeytun’a gelen Maraş Mutasarrıfı Ali Haydar Bey ile gece kasabada devriye gezen jandarmalara saldıran Ermeniler, hükümet konağına girerek üç askeri şehit ettiler.

Mart 1915’te Binbaşı Galip Bey komutasında bir tabur asker ile Maraş Jandarma Bölük Kumandanı Süleyman Bey emrindeki jandarmalar Zeytun’a gönderildi. 25 Mart 1915 tarihinde sabahtan akşama kadar aralıksız devam eden çarpışmalar sırasında Binbaşı Süleyman Bey ve sekiz Türk askeri Ermeni çeteleri tarafından şehit edildi. Şehit düşen Binbaşı Süleyman Bey’in adı daha sonra padişah fermanıyla bu kasabaya verilmiştir. Zeytun’un adı Süleymanlı olmuştur. Kırşehirli şehit Seyfı için söylenen ağıt:

Maraş Maraş derler bu nasıl Maraş
İçerime düştü bir korlu ataş
Zeytun dağlarında can veren gardaş
Uyan diyom Seyfi oğlan uyanmaz

Kara taş içinde kaldı mezarım
Bir yer bulsam mezarını kazarım
Kırıldı geçitler bozuk düzenim
Uyan diyom Seyfi Bey’im uyanmaz

Seyfi derler şu oğlanın adına
Ermanı pusu kurmuş Zeytun dağına
Dizlerine vurur gelin Fadime
Uyan derim koçak Seyfi’m uyanmaz

Sağımı solumu düşmanlar sardı
Şu gavur Ermanı canımı aldı
İki aylık yavrusu babasız kaldı
Uyan derim Seyfı Bey’im uyanmaz

Koynunda saklamış Ermanı haçını
Tüm peşine takmış gavur piçini
Anası Şerife yolar saçını
Uyan derim Seyfı Bey’im uyanmaz

“Anadolu’da Türkmenler Bir Türkmen Ozanı Âşık Hüseyin” adlı eserin 109’ncu sayfasındaki Zeytun olaylarını dile getiren şiir:

Aman padişahım gel imdat eyle
Gayri perişandır hali Zeytun’un
Kocabaşı David’i Artin’i payla
Geçilmez tutulmuş yolu Zeytun’un

Derbentler kaynıyor geçit vermiyor
Umudumuz kesik imdat gelmiyor
Orda ahalinin yüzü gülmüyor
Gonca iken solmuş gülü Zeytun’un

Hüseyin’im der ki yolla fermanı
Dirlik vermez oldu gavur Ermanı
Burda kullarıyın kesik dermanı
Dalından kırılmış kolu Zeytun’un

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklamlarla Destek Ol!