Tüm Haberler

Isıtmalı Sıracalı Maççalı Türküsünün Hikayesi

19. yüzyılın güçlü ozanlarından olan Kırşehirli Âşık Sülük Hüseyin, kışın Kırşehir yöresinde, yazın Toroslardaki yaylalarda yaşamaktadır. Padişah Abdulaziz zamanında Türkmenleri (Oğuz) yerleşik hayata geçirmek maksadıyla 1861-1876 yılında Fırka-i İslahiye adıyla bir ordu kuruldu. Bu ordunun komutanlığına Derviş Paşa, kurmay başkanlığına da tarihçi ve bilim adamı Ahmet Cevdet Paşa getirildi.

O dönemin en güçlü silahlarıyla donatılan Fırka-i islahiye, Çukurova bölgesindeki Türkmenleri iskâna başladı. Aralarında Âşık Hüseyin’in de bulunduğu Türkmenler, birçok yerde üzerlerine gelen orduya direndiler fakat yenildiler.

Hüseyin’im durmaz gözümün seli
Kırıldı doğrulmaz aşiretin beli
Derviş Paşa gözün kör olsun emi
Çukurun kilidi beyler nic’oldu?

Âşık Hüseyin ve ailesi diğer Türkmen aşiretleri gibi devlet tarafından zor kullanılarak Toroslardan Orta Anadolu’ya iskan edildiler. Âşık Hüseyin, Mucur’a bağlı Aydoğmuş ile Karacalı köyleri arasında kalan “Sülüklü Bel” denilen yere gelip yerleşmiş, fakat komşu Kırıklı köyünden Veli adlı bir eşkıyanın zoruyla, yakınlardaki Aflak (Altınyazı) köyüne göç etmiştir. Bir müddet sonra Aflak’tan göç eden Âşık Hüseyin, Mucur, Küçük Kavak köyüne bağlı Çömelek, Cavlak (Yeniköy) üçgenindeki Acısu’yun kenarına yerleşmiştir. Âşık Hüseyin’in eşkıya Kırıklı Veli için söylediği yerginin mısraları şöyledir:

Bizim meskenimiz sülüklü beli
Eser sam yelleri soldurur gülü
Bize kan kusturdu kırıklı Veli
Isıtmalı sıracalı maççalı

İner gelir Herikli’den aşağı
Bendeylemiş başangıyı kaçağı
Müfrezeye serer ipek döşşeği
Isıtmalı sıracalı maççalı

Çıkmaz olduk yazılara yabana
Zar ağnatır çiftçilere çobana
Söz geçmiyor şu sümüklü babana
Isıtmalı sıracalı maççalı

Hüseyin’im gene kalktı göçümüz
Gurbet elde kaldı Haçça bacımız
Başa bela haramzede piçiniz
Isıtmalı sıracalı maççalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklamlarla Destek Ol!