Tüm Haberler

Gelin İle Kızın Atışması 7 Türküsünün Hikayesi

Atışma, profesyonel şairler için bir yarışma ve hüner gösterme sanatıdır. İki usta âşığın saz eşliğinde karşılıklı söz düellosuna girip birbirini veya herhangi bir şeyi övmesine, yermesine atışma denmiştir. Âşıkların yarışmalarda birbirlerini yenmek için başvurdukları oyunlardan biri de bağlama-çözme adı verilen yarışmalarda oldukça zor sorular sorarak, rakibini cevap veremez hale getirip bağlamaktır. Köroğlu-Kiziroğlu Mustafa Bey atışması, Şahin-Balaban atışması, Delikanlı-Genç Kız atışması, Gelin-Kaynana atışması ilk akla gelenlerdir.

Acı poyraz deli deli esiyor
Yüzüne bakınca bana küsüyor
Elde âlemde kaynana yok mu?
Gelene gidene beni kesiyor.

Kırşehirli Âşık Hüseyin tarafından söylenen Gelin-Genç Kız atışması ilk defa burada yayımlanmaktadır. Bu şiir daha önce yayımladığımız “Âşık Hüseyin” adlı yazma cönkte bulunmamaktadır.

Bir kız ile bir gelinin bahsi var
Edası var işvesi var nazı var
Kız da der ki şu gelinin nesi var
Güzellikte hub yaratmış Hak beni

Gelin der ki eda bende naz bende
Turunç bende ayva bende nar bende
Hasbahçede taze açmış gül bende
Güzellikte hub yaratmış Hak beni

Kız da der ki açılmadık goncayım
Sandıklarda burcu burcu ayvayım
El değmedik yanıl yanıl almayım
Güzellikte hub yaratmış Hak beni

Gelin der ki bir yiğidin yâriyim
Has dokunmuş kutnu kumaş dürüyüm
Sepet sepet peteklerin balıyım
Güzellikte hub yaratmış Hak beni

Kız da der ki iş kalmamış gelinde
Sırma saçın el oğlunun elinde
Solmuş gülün bülbül ötmez dalında
Güzellikte hub yaratmış Hak beni

Gelin der ki koç yiğidi sardın mı
El uzatıp gonca gülün derdin mi
Al duvaklı sen de gelin oldun mu
Güzellikte hub yaratmış Hak beni

Kız da der ki gelin ömrün var olsun
Gelin der ki a kız canın sağ olsun
Bu Hüseyin ikimize yar olsun
Güzellikte hub yaratmış Hak sizi

Ünlü müzisyen Ruhi Su “Beydağının Başı” adlı kasetine aşağıdaki iki kıt’alık türküyü okumuştur. Bu türkü, yukarıdaki Âşık Hüseyin’in atışma şiiriyle benzeşmektedir.

Bir kız ile bir gelinin bahsi var
İkisinin cüda düşmüş arası
Kadir Mevlam hoş yaratmış onları
Hilal hilal kaşlarının karası

Kul Mustafa’m der ki ben de akayım
Akayım da yar bendimi yıkayım
Eğil güzel al yanaktan öpeyim
Yanağı gamzeli yar ister gönül

Aşık Hüseyin ile Kul Mustafa’nın şiiri Karacaoğlan’ın aşağıdaki şiiriyle önemli ölçüde benzeşmektedir. Şiiri aşağıya alıyoruz.

Bir kız ile bir gelinin bahsi var
İkisinin cüda düşmüş arası
Kadir Mevlam hub yaratmış onları
Hilal hilal kaşlarının karası

Kız da der ki al çiçeğin moruyum
Yiğitlerin bedestende nuruyum
El değmedik bir tanecik arıyım
Peteklerim mühürlüdür bal ile

Gelin der ki yaylaları yaylarsın
Çıkar yükseklere seyran eylersin
Kuzum kız sen niçin yalan söylersin
El değmemiş arıda bal olur mu

Almanın iyisini yüke tutarlar
Çürük çarığın yabana atarlar
Kız ile gelini bir mi tutarlar
Yorma gelin yorma oğlan benimdir

Gelin der ki kalk gidelim pazara
Uğradalım usul boyu nazara
Beş on türlü meyva gelir pazara
Yetkini m’alırlar yoksa hamı mı

Kız da der ki sarı yıldız doğma mı
Doğup doğup orta yere gelme mi
Bi gecem de bin geceyi değme mi
Yorma gelin yorma oğlan benimdir

Gelin der ki allı pullu başım var
Ak alın altında hilal kaşım var
Hey kız senin bir gecelik işin var
İkincisi sen de bana dönersin

Karac’oğlan ben bu düşü yoramam
Amel defterimi tutup düremem
Gelin iyi kıza kötü diyemem
İkiniz de benimsiniz sevdiğim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklamlarla Destek Ol!